5 Nisan 2012 Perşembe

Çok yanıldım!

Bugün mutsuzdum, son günlerde hep olduğum gibi! Gülerken birden durup uzakta bir yere dalarken gözlerim, kaynağı belirsiz bir mutsuzluğun kucağına koşuyorum sanki. Pişmanlık mı bu yorgunluk mu bilmiyorum. Belki de gözlerimin için bakıp seni seviyorum diyecek biri olmalıydı yanımda, yıllar önce olduğu gibi ellerimi tutup "kimse yoksa da ben varım" diyecek biri. Belki de sadece uzaklaşmam gerekiyor hayatımdan.
Bugünün geleceğini biliyordum önceden, diğer pek çok şeyi bildiğim gibi. Bir gün kendime yetemeyeceğimi, kendimi mutlu edemeyeceğimi biliyordum. Aslında sadece ben değildim bunu bilen, hatıra defterime karalanmış, eski bir dostun satırlarıda söylüyordu bunu bana. Bir gün polyanacılık oynamayı bırakıp hayatın gerçekleriyle yüzleşmem gerekecekti ve ben buna o kadar hazırlıksız yakalanacaktım ki, fırtınada savrulan küçük bir sandaldan farksız olacaktım ve oldu. Kafamı çevirdiğim her köşede huzursuzluk varken gözümü kulağımı kapatıp huzurluyum demeye çalıştım ama olmadı.Çevremdeki mutsuz yüzlere bakıp, mutlu olmayı umdum ama başaramadım. Ben içimdeki çocuğu büyütmeye çalışırken öldürdüm.
O kadar kolaydı ki aslında rol yapmak, rollerimdeki kişilikler arasında kayboldum. Şimdi ise bir şizofrenin büyüsünde gel gitler içinde geçiyor günlerim. Sevinçlerin anlık, hüzünlerim karanlık oluyor. En dipsiz kuyulardaymış gibi umutsuz, herşeyini kaybetmiş kadar mutsuzum.
Beni kollarımdan tutup kendine gel diyecek birine ihtiyacım var. Evet kabul ediyorum ihtiyacım var! Evet kabul ediyorum kendime yeteceğimi düşünmekle çok büyük aptallık ettim! Evet kabul ediyorum yanıldığımı, yeter ki çık artık ortaya!