26 Nisan 2010 Pazartesi

Eskilerden..."Umut"

      Gelmezdi buralara yalnızlık, ben gelinceye kadar. Karanlık gecede yine tek başıma kalıncaya kadar. Sabaha karşı saat 3.21. uyku gelmez oldu yatak odama. Kapanmaz oldu gözlerim, uyku adına.
      Sessizlik çöktü yine sokaklara. Yıldızlar görünmüyor, bulutların arkasında. Ay bile küsmüş, cevap vermez oldu çağrılarıma. Zaman sonsuz akıp geçiyor üzerimden. Karanlıklar kovalıyor, aydınlıklarımı. Yalnızlık düşmüyor yakamdan bu küçük şehirde.Sokaklar boş, kediler bile yok , gitmişler. Onlar bile kalmamış kaçmışlar benden. Bir sokak lambası durur penceremin önünde.O bile yanmak istemiyor, bezmiş hayatından.
      Kalbimin sesini duyuyorum derinlerde. Kırılmış, incinmiş, ağlıyor.Feryat figan bağırıyor çaresizliğime. Çok sevmiş aldanmış boş yere.Sevilmemiş hiç, tatmamış sevilmenin verdiği hazzı, duymamış hiç sevgi sözcüklerini. Bir ara seviliyorum sanmış, o da yalanmış.Kendini kandırmış seviliyorum diye ama nerdee!
      Gözlerim yanıyor ağlamaktan. Gözyaşlarım tükenmiş, akmıyor artık.Çok ağlamış, çok yorulmuş, bir hiç uğruna harap etmiş kendini. Sonunda o da tükenmiş. Artık sevmez olmuş görmeyi.
      Ruhum kaçmış bedenimden.O bile dayanamamış bana!Kendine yeni bedenler aramış.
      Bedenim boş, ruhum yok, kalbim isteksizce atıyor, gözyaşlarım tükenmiş, boş yere bitmiş, yaşayan bir ölü artık bu beden. Kimse görmüyor yalnızlığımı,  kimse anlamıyor neden yaşadığımı. Ama umudum tükenmedi hala.Bir gün yeniden sevebilecek bu kalp, yeniden kurtulacak yalnızlığından ve bu yüz yine gülecek. Ruhumu bana geri getirecek biri var biliyorum, bir gün o gelecek ve bu yalnızlık bitecek!