26 Nisan 2010 Pazartesi

Eskilerden... "Gece"

          Gecenin karanlığı sarmış çıplak sokakları.Bir sokak lambası isteksizce yanıyor.Sokak kedilerinin iç parçalayan çığlıkları inliyor sessizlikte.Uzun ve dar sokakta yine yalnızım, yine içimdeki karanlıkta kayboluyorum.
          Sevmek istiyor kalbim, çok sevmek. Ölesiye bağlanmak istiyor, ayrılıklarda ölmek. Bir öpücük konsa dudaklarıma, içim titrese. Kollarıyla sarsa beni, biraz güven, biraz huzur verse.Beni bırakıp gittiğinde dolsa gözlerim, yaşlar süzülse yanaklarımdan, acı çeksem, özlesem, ama yine de sevsem. Hani ölümüneydi ya sevgim. Ölsem!
         Günahlarımla gömülsem. Sorsalar bana niye bu azabın kendine? Sorsalar niye kıydın kendine diye. Anlatsam onlara herşeyi. Anlatabilsem. İçimdeki seni öldürdüğümü anlatabilsem.Paylaşsam kederimi, döksem içimdeki nefreti. Rahatlasam biraz, pişmanlık duymasam.
        Bana yeni bir hayat verseler, son bir şans, yine seni sevsem, yine ölümüne.Ama bırakmasan beni, hep yanımda kalsan bu defa.Gözlerimin içine bakarak konuşsan, kendimi görsem gözbebeklerinde. Sıcaklığını hissetsem soğuk çöktüğünde. Seni seviyorumlu saatlerde yine seninle olsam.Kucağında uyurken okşasan saçlarımı, yavaşça.Bağlansak birbirimize hiç kopmasak.En sevdiğim şarkı çalarken dans etsek seninle.Yağmurun altında iliklerimize kadar ıslansak, ama yine de mutlu olsak.
       Ama olmuyor, sen yoksun burda,  gittin. Gözlerin yok artık, ellerin yok. Yağmur yağmaz oldu buralarda ve şarkımız çalmıyor artık. Geceleri soğuk oluyor, üşüyorum, ama beni saracak kolların yok burda. Uykum geliyor uyuyamıyorm, saçlarımı okşayan kimse yok. Yalnızım bu kalabalık şehirde. Yıldızlar parlamıyor gecelerimde. Kalbim ağrıyor sevgisizlikten , belki de sensizlikten ...