12 Aralık 2009 Cumartesi

Aklımın gardiyanları

Aklımın gardiyanları mızraklarını kalbime dayadı. 'Ya çıkar at onu içinden' diyor 'Ya da bırak atmayı!'. Sımsıkı geçirmişsin tırnaklarını kalbime, belki duramaz düşerim diye. Nasıl çıkarıp atacağım ki seni?

Kalbim yorgun, tutunurken gözyaşlarıma, gözlerim direniyor ağlamamak için sana.Ve sen yoksun.Sen hiç olmadın belki de. Bir hayal kurup yaşadım mı kendi kendime? Ama hayır! Hatırlıyorum parça parça, yanağındaki gamzeyi, gözlerindeki beni.Belki rüyaydı diyorum ama hatırlıyorum yine. Bir parça, bir sabah uyanıp seni evde aradığımı, arayıp da bulamadığımı, sonra telefon etmiştim sana, yine ıslak göz altlarımla. Şizofren miyim yoksa ben, yoksa senin şizofreninin büyüsünde mi kalmışım?

Hani hep şeffaf bir balık gibi olmak istemiştin ya, dışından bakıldığında  içi görünen, bundan sonra olmamanı tavsiye ederim, ben denedim, olmadı, kimse kabullenemedi beni olduğum gibi. Değiş dediler bana, beni kalıplara sokmak istediler, izin vermedim, benliğimden taviz vermedim ama ezip geçtiler beni, yalnızım şimdi.

Herneyse içimdesin hala, kalbimdesin, anılarımdasın, sen heryerdesin. İçimdeki çocuk da sende kaldı, yalnızım şimdi ve batıyor kalbime mızrakları ardiyanların! Şimdi bıraktığın gibi beni, bırak kalbimi! yoksa atamayacak bir daha o deli.