28 Mart 2012 Çarşamba

Her Durakta AŞk


       Her Durakta aşk diyordu Meave Binchy, metro istasyonları arasında geçen hayatlarda gördüğü yüzlerden esinlenerek yazdığı kısa öykülere. Bir kafeteryanın cam kenarına oturup dışarıdan geçen insanlari izlemek ya da bir otobüs yolculuğunda karşınızda oturup parmağındaki yüzükle oynayan kızın hikayesini düşünmek! Her hayat bir öykü aslında. tam olarak nerede başladığı ve nasıl biteceği kestirilemeyen. Bu kitabı okurken nedendir bilemem bir şimşek çaktı kafamda! Her insanın aslında çok kişilikli olduğunu ama bu kişilikleri farklı insanlara sunduklarını düşündüm. Kitabın içeriğiyle ilgili değildi aslında bu sadece suya bakarken birden bulduğunuz o mucizevi cevaplar gibi birşeydi.
      Ben anneme göre onun küçük savunmasız kızıydım, ona ihtiyaç duyan kendi hakkını savunamayan kızı, ablama göre içime kapanıktım, tembeldim, ama bir arkadaşım karşıma dikilip sen çalışma bağımlısısın diyebilirdi, bir başkası çok eğlenceli olduğumu, bir diğeri bir anne edasıyla insanları koruduğumu öne sürebilirdi. Bunların hiçbiri yalan olmazdı, çünkü ben duruma göre hareket ederdim.
      Bahsettiğim durum yalnızca benim için mi geçerliydi! Hiç sanmıyorum. Sizde farketmişsinizdir aslında siz birisinden öfkeyle bahsederken karşınzda sıkıntılı bir şekilde bahsettiğiniz kişinin aslında hiç de öyle biri olmadığını söyleyen birileri mutlaka olmuştur. Birine göre çok soğuk ve içine kapalı olan birini tanıdığınızda o kişinin sıcacık gülüşünü ve hoş sohbetini hayretle izlemişsinizdir belki de!İşte tam da bu nedenle çok merak ediyorum beni tanıyan insanların kaç farklı BENi ortaya koyabileceklerini!