29 Şubat 2012 Çarşamba

Yorgunum...

Uzun zamandır içimde birikti duygularım, şimdi kağıdıma taşanlara bakıyorum, mutsuzum. Hep eksik bir şeyler oldu. karnım toktu, ailem yanımdaydı, istediğim bölümde okuyor, sevdiğim insanlarla yaşıyordum. Hep daha fazlası olsun istedim, hep istedim. okul bitti öğretmen olabilirdim, ama herkes öğretmen oluyordu ben farklı bir şey olmalıydım, herkes kpss çalışıyordu ben çalışmamalıydım. okul öncesi sertivikası mı alalım, kişisel gelişim mi gidelim, porje mi varmış, katılalım, yüksek lisans mı neden olmasın! akadaşlarım vardı, önce tek tük sonra daha da fazlası. Gezmek mi istiyordun hadi kalk ne duruyorsun. Zorladıkça zorladım, bazen bundan keyif de aldım. Promosyonlarda çalıştım, alakasız iş görüşmelerine gittim, ücretli öğretmenlik yaptım, çocuklara dadılık yaptım, bankacı olmayı düşündüm, kasiyerliğe başvurdum aklıma ne gelirse o anda yaptım, çoğu zaman keyif de aldım bunları yaparken, her biri bir heyecandı, yaşandı.
Peki şimdi ne oldu? Neden bu kız mutsuz oldu? Çünkü yoruldu. İnsanların gülen yüzlerinin altındaki sahtekarlıklardan, iyi niyetinin hep kullanılmasından hep arayıp aranmamaktan çok yoruldu! Şimdi günde en az 15 ileti yazdığı facebook hesabını kapatıp, alerjisi olduğu halde yemeden duramadığı çikolatasına sırtını dönüp, elinden düşmeyen telefonunu şarj etmez oldu! O çok sevdiklerini söyleyen arkadaşlarını aramaz oldu. Çünkü hepsi boştu!
Şimdi bakıyor etrafına ve anlamsızlığı anlamaya çalışıyor. Zamanla bu da geçer diyor ama içindeki sevgi gittikçe yok oluyor öfkesi büyüyor sürekli. Oysaki çok mutluydu o! Herşeyi yaşamak için biraz zaman ayrılabilir diyordu. Ödevler bekleyebilir, arkadaşlar affedilebilirdi. Doğum günü unutulurdu belki ya da çok istediği tatile gidilmeyebilirdi. Belki sevgilisi yoktu ama yağmur altında gecenin bir yarısı yanında yürüyecek bir dostu vardı, o da gitmişti gerçi uzaklara yıllar önce. Şİmdi arasa gelecek kimsesi yoktu. Ağlayarak geçirdiği gecelerde içime doğdu diyerek arayacak ve yüzünü güldürecek kimse kalmamıştı. telefonu yalnızca reklam iin gelen mesajlarla parlıyordu. Arada bir bir "arkadaştan" mesaj gelebilirdi ama içeriği yalnızca sitemlerle dolu oluyordu. Neden aramadın? Dünya üzerinde sorulabilecek en komik soruydu bu ve cevabı sorunun ta kendisiydi aslında.
Ailesi bir aradaydı belki ama hepsi birbirinden uçurumlarla ayrılmış tepelerde duruyorlardı sanki.Aile denilen şey bu olmamalıydı ve eğer buysa o bir aile kurmamalıydı.tüm bunları bir kenara bıraktı, tek amacı işini yapmaktı! Ama ondanda zevk alamaz olduğunda dünya çekilmez bir hal aldı! Çok nadir içki içerdi, sigara kullanmıyordu, tek bağımlılığı olan çikolataya veda etmiş, kandini arkadaş sanan tüm o yabancılarla arasına duvarlar örmüştü. Kalbinde kocaman bir öfke ve o öfkenin altında iki göz iki çeşme ağlayan küçük bir kız çocuğuyla kala kalmıştı.Ne yapacağını bilmiyordu artık ve hayata dair tüm umudu uçup gitmişti...